Hakim, Savcı, Avukat... Bu üç meslek grubu yargının üçlü sac ayağını oluştururlar. Genellikle bu üç meslek grubundaki insanların karakteristik yapıları, hepsi(adli yargıda )hukuk fakültesi mezunu olmalarına rağmen tamamen farklıdır. Avukatların işleri mesleklerinde eskidikçe artar, arttıkça iyi bir gelir elde etmeye başlarlar. tabi piyasada zamanla tanınmak ve hakimlik ve savcık sınavını kazanmış arkadaşlarının belli yerlere gelmiş olması bunda önemli bir etkendir. Ama genel olarak yorucu ve bazı durumlarda aklı ve vicdanı karşı karşıya getiren bir meslektir..
HasanBasri (29, İstanbul, Komiser)
eobek, avukat olarak durumun hukuki boyutunu -belki de fazla hukuki bir şekilde, irdelemiş. Bana göre 1 kişinin yaşam hakkı 1 kişinin vücut dokunulmazlığından çok ama çok daha önemlidir. Bu düşünceden yola çıkarak bana göre sorunun cevabı hukuki olmasa da insani açıdan çok açık ve nettir. Bununla birlikte eğer hukuk, merkeze insanı yerleştiriyorsa, yani önemli olsan insan ve onun haklarıysa sonucun aynı kapıya çıkması gerekir sanırım.
tarde (34, İstanbul, Bankacı)
Teması meslek tanıtımı olan işkitabi.com'un amacını pek saptırmadan eleanor'un ''zorunluluk hallerinde işkence mümkün olabilir mi?'' sorusuna cevap vermeye çalışalım. Ayrıca bu klasikleşmiş sorunun Hukuk Fakültelerindeki Genel Kamu Hukuku derslerinde sürekli tartışıldığını söylemekte yarar var... (Yani hukuçular arasında da fikir birliği yok) İlk olarak 10bin kişinin yaşam hakkı mı yoksa 1 kişinin vücut dokunulmazlığı mı daha önemlidir diye sormak gerekir. Bana kalırsa 1 ton pamuk mu 1 ton demir mi daha ağırdır? sorusundan pek bir farkı yok bunun. Yani kıyaslama yapmanız mümkün değildir. O futbol stadyumunda binlerce kişinin ölümü pahasına da olsa işkence yapamazsınız o bombacıya. Ancak şöyle bir durum var; hukuk sistemleri tarafından yasak ifade alma yöntemleri olarak adlandırılan hipnoz, ilaç verme, manevi cebir dediğimiz şantaj gibi şüpheli açısından klasik anlamda müessir fiil (yaralama) teşkil etmeyecek bir takım teknik yöntemlerle konuşturulmasına çok istisnai bazı hallerde imkan tanınması gerektiği söylenebilir. Stadyuma giriş esnasında nasıl ki polis önleyici kolluk faaliyetinde başarısız olup o bombanın stada sokulmasına engel olamadıysa ve siz bu yakalayamamayı nasıl normal karşılıyorsanız , icabında o 10 bin kişi göz göre göre ölür ama o bombacıya işkence yapılamaz. Daha doğrusu yapılmaması gerekir. Uygulamada ne olur onu Allah bilir...
eobek (25, İstanbul, Avukat)